Freud’a Göre Rüyaların Oluşum Mekanizmaları ve Türleri
Freud’a Göre Rüyaların Oluşum Mekanizmaları ve Türleri
Konuşmacı: İrem İLHAN YÜKRÜK
Moderatör: Müge ARSLAN ÇELİK
Freud rüyaların, bilinçdışı arzuların doğrudan veya dolaylı olarak
doyurulmasına aracılık ettiklerini ileri sürmüştür. Her rüya;
derinlerde bir zamanlar meme ile yaşanan doyumu başka bir
deyişle “yitik cenneti” yeniden kurmaya çalışır ve düşün görünen
içeriği ruhsal işleyişin en derin katmanlarına dek uzanan
temsillerden oluşmaktadır.
Freud, “görünür düş” kavramını; rüyanın yüzeyinde görünen
materyali tanımlamak, “gizli düş düşünceleri” kavramını ise;
rüyanın altında yatan ve bilinçdışına gömülmüş olan anlamları
ifade etmek için kullanmıştır. Düşlerin görünür içeriğinin “rüya
yorumu” ile gizli içeriklerini açığa çıkarmak ve bu gizli içeriklerin
nasıl görünür içeriklere dönüştüğünü anlamak, ruhsal çalışma için
temel bir gerekliliktir.
Gizli düş düşüncelerinin görünür düşe dönüştüğü süreç “Rüya
işlemi” olarak isimlendirilmektedir. Bu proses; bilinçdışı sistemde
yer alan süreçlere dair ilk ipuçlarını sağlaması ve onların bilinçli
düşüncemizle bildiklerimizden oldukça farklı olduklarını
göstermesi açısından psikanaliz tarihinde teorik açıdan aydınlatıcı
bir öneme sahiptir. Altta yatan içerik; rüya görenin bilinçdışına ait
olup benimsenmemiş, reddedilmiştir yani bastırılmıştır. Kendisine
anlatım yolu bulabilmesi için bastırmanın gevşemesini beklemek
zorundadır. Ancak her koşulda zayıflatılmış, değiştirilmiş ve kılık
değiştirmiş olan bu içeriğin yorumlama olmaksızın ortaya
çıkarılamayacağı öngörülebilir. Yorum; görünür düşten gizli düş
düşüncelerine giden yolda önderlik edecektir.
Freud, tüm kitaba yazıt olacak şekilde "Düşlerin Yorumu"
kitabında Vergilius’un şiirinden bir atıfta bulunmuş ve şöyle
demiştir; “Düşlerin yorumu, aklın bilinçdışı etkinliklerine götüren
bir kral yoludur.” Bilinçdışı içeriğe ulaştırmayacak yorumlar, rüya
işlemine hizmet etmeye devam edecektir. Bilinçdışı içeriği; yer
değiştirme ve yoğunlaştırmalar ile sansürlenen rüya, aynı zamanda
anımsamanın da bir yolu olarak tanımlanmaktadır. Anımsama;
analistin rüya içeriğine ait simgeleri yorumlaması ile
kolaylaştırılır. Simge yorumu ve serbest çağrışım tekniğinin
birlikte kullanımı ile anımsamanın, erken dönemlere ait geri
döndürülemez bir “primal sahne”ye kadar sürdürülebileceği
düşünülmektedir.