Bir Yaz Gecesi Rüyası Kadim Bir Soru: Oyun mu, Gerçek mi?

Bir Yaz Gecesi Rüyası Kadim Bir Soru: Oyun mu, Gerçek mi?

Bir Yaz Gecesi Rüyası

Kadim Bir Soru: Oyun mu, Gerçek mi?

Bir Yaz Gecesi Rüyası romantik komedya oyunu; aşk, evlilik,
çiftlerin kavuşup kavuşmamaları konularının çevresinde
“gerçeklik” meselesini ele almaktadır. Oyunda dış gerçeklik; insan
ve arzusu arasına giren bir durum olarak saptanır ancak “çılgınlar,
aşıklar ve şairler” aracılığıyla iç gerçekliğin yani öznelliğin dışsal
gerçeği biçimlendirebileceğine dair göndermeler de mevcuttur.
Metinde insan deneyiminin en öznel hali olarak metaforize edilen
‘’aşkın’’; dış gerçekle çelişkisinin insanın kaçınılmaz trajedisi
olduğu sonucuna varılsa da, sanatsal yaratımın ya da “anlayışın”
insanın içindeki yıkıcılığı dönüştürme yolu olduğu işaret edilmiştir.

Aşkın bir nevi uyanıkken rüya görmek olduğu iması tüm oyun boyunca sürüp
gitmektedir. Şairler de benzer biçimde, önce güçlü bir hissiyata kapılan, sonra onun
sözcüklerini var eden ve hayal gücünün esiniyle harekete geçen kişiler şeklinde
resmedilirler. Lakin çılgın ya da aşıklardan ayrımları da vurgulanır. Sanatçılar
hissiyatlarını yaratımlarıyla kapsayabileceklerdir. Yine benzer biçimde işçi-oyuncular
kendilerini; kurgularına kaptırmış biçimde, izleyicilerini korkudan bayıltacak denli
ürkütücü imgelemektedirler. Bu halleriyle “sıradan insanın” trajikomedisini temsil
ederler. Metin boyunca birbirlerinin rezonansları gibi görülebilecek oyun kişileri
aracılığıyla, insanın imgeleme kapasitesi yani endo-aktivitesi araştırılmaya ve cinsel
imgeler formüle edilerek pşisenin kurucu unsuru olan latent-eşcinselliğe değinilmeye
çalışılacaktır.

Konuşmacı: Hazal ÇELİK

Posted in Etkinlikler, Seminerler.