KISMİ NESNELER, KLEINYEN ÖDİPALİTE VE LATENT-EŞCİNSELLİK: “KÜÇÜK KADINLAR” FİLMİNİN PSİKANALİTİK İNCELENMESİ
KISMİ NESNELER, KLEINYEN ÖDİPALİTE VE LATENT-EŞCİNSELLİK:
“KÜÇÜK KADINLAR” FİLMİNİN PSİKANALİTİK İNCELENMESİ
Dinç Orkun YONTAR
Özet
Melanie Klein nesne ilişkilerini kuramsallaştırırken; Freud’un ileri sürdüğü gerçekliğin
bir düzeyde mutlak dahliyle belirlediği fantazmatik dünya ve retroaktif psike işleyişi
düşüncesiyle devamlılık içindedir. Klein’ın çocuklarla olan çalışmaları ışığında açlık ile ilişkili
haset, sadizm kavramlarının oral temellerini; bu kavramların nesneler dünyası yaratımı
süreçlerindeki kaygı kaynaklı savunma ve klinik görünümlerde tezahür eden işlevleriyle
açıklaması doğuştan tamamen immatür bir psike anlayışının dışına bir adım olarak
düşünülebilir. Hem ölüm dürtüsüyle bebeğin açlığını ve yıkıcılığını ilişkilendirirken hem de
yaratıcılık, sevgi ve onarımla yaşam dürtüsünü ilişkilendirirken Klein; Freud’un kaynağını
biyolojik bedenden alan dürtü kuramı temellendirmesini sürdürür. Psikoseksüeliteye biçim
verecek olan ödipaliteyi kısmi nesneler üzerinden oral dönemde doğumdan sonraki ilk birkaç
ay içinde erken ego ve süperegonun gelişimi paralelinde açıklar. Klein’in oral
psikoseksüeliteyi ve ödipaliteyi derinleştirerek nesneyi somut anne tasavvurundan
özdeşleşilebilecek nesneler düzeyine taşımasını, psikanalizde Salt cinsel inşa (SCİ) üst
okuması doğuştan matür gördüğü imgeleme kapasitesine doğru atılmış bir soyutlama adımı
olarak görür. Yine de Freud’da olduğu gibi özdeşleşme bahsiyle birlikte heteroseksüel gelişim
içindeki psikenin eşcinselliği konusu biyolojik bir kavram olan dürtüye dayandığından somut
şekilde ve gelişimselliğin bir parçası olarak ele alınır. SCİ üst okuması ise bunların yerine
psikenin kurucu unsuru olarak latent-eşcinsellik kavramını orallik, anallik ve ödipalliğin “bir
arada” bulunduğu bir zemin olarak öne sürer. Yine Freud’dan süregelen aprés-coup ile
retroaktif şekilde algılayan, fantezileyen, hatırlayan ve “zamansız” bir psike anlatısı paranoid-
şizoid konum ve depresif konum katkısıyla Klein’da sürdürülmektedir. SCİ üst okuması ise
klasik bakış açısındaki zamansız diye tarif edilenin kendisini sonsuz bir şimdiki zaman tarifi
olarak görür ve bunun yerine zamandışı kavramıyla zamansallık düzleminin dışında üç temel
imgenin (“maternal non-kapasite, fallik imge, ben imgesi”) öznelliği ile karakterize olan
“endoaktiviteyi (iç işleyiş)” psikenin işleyiş biçimi olarak belirler. Bu çalışmada Klein’in
yaşamın ilk aylarında kısmi nesnelerle teşekkül eden psike tasavvuru, oral dönemden
başlatılan ve psikeyi kuran ödipalite ve projektif identifikasyon kavramları; SCİ üst
okumasının bu kavramları oral bir dünya tasavvuru için matür imgeleme kapasiteleri olarak
değerlendirmesi, imgesel bir beceri olarak “otokastrasyon”, ödipal anlatının örttüğü “latent-
eşcinsellik” ve “tasarımsal ensest” kavramları tartışılmıştır. Söz konusu kavramlar Louisa May
Alcott’un romanından uyarlanan, Greta Gerwig’in senaristliğini ve yönetmenliğini yaptığı
Küçük Kadınlar (Little Women) filmi üzerinden ele alınacaktır.